| BAL ARILARININ ISLAHI VE YAPAY DÖLLEME KURSU HAKKINDA AÇIKLAMA YAZISI |
|
|
|
| Yazar Administrator | |||||||||||||||||||||||||||||||||
| Cuma, 05 Eylül 2008 | |||||||||||||||||||||||||||||||||
|
15–18 AĞUSTOS 2008 TARİHİNDE ODTÜ BİYOLOJİ BÖLÜMÜNDE DÜZENLENEN “BAL ARILARININ ISLAHI VE YAPAY DÖLLEME” KURSU HAKKINDA AÇIKLAMA YAZISI Ülkemizde 5 farklı yerel ırk ve bunların ekotipleri yaşamaktadır. Dünya üzerinde bu kadar büyüklükte yüz ölçüme sahip olan başka bir ülkede, bu kadar miktarda ve genetik çeşitlilikte yerli bal arısı topluluğu bulunmamaktadır. Bu yüzden, ülkemizde yerli bal arısı gen kaynaklarının korunmasında ve ıslahında yapay dölleme ve genetik yapıyı geliştirme programları önemli bir yere sahip olmalıdır. Bal arılarının üreme ve genetik sistemleri diğer çiftlik hayvanlarınkinden farklılıklar göstermektedir. Örneğin sığır ıslahı ile bal arısınınki karşılaştırıldığında, inekten yavru alabilmek için önce ergin olması için ortalama bir yıl beklenir, daha sonra yılda en fazla bir veya iki tane yavru alınabilir. Oysa bal arısında, ana arının çiftleşme olgunluğuna kadar geçen süre 22 gündür. Bir ana arıdan yıl boyunca binlerce ana arı yetiştirilebilir. Yine ineklerde erkek ya da dişi yavruların elde edilebilmesi için mutlaka yumurta ve spermin bir araya gelmesi gereklidir. Fakat bal arısında ana arı çiftleştirilmeden yumurtlatılarak sperm kullanılmadan erkek bireyler elde edilebilir. Bu bilinen farklı özellikler bal arıları ile diğer çiftlik hayvanları arasında da gözlenir. Bunun gibi gözlenen farklılıklar sayesinde arıcılık sektörü arı ıslahı konusunda diğer çiftlik hayvanlarının ıslahına göre daha avantajlı konumdadır. Bu avantajlar sayesinde bal arılarında belirlenen ve üzerinde çalışılan ıslah kriterleri üzerinde başarı elde etmek diğer çiftlik hayvanlarına göre çok daha kısa sürelerde olmaktadır. Bilimin diğer dallarında olduğu gibi arı ıslahı programları ve yapay dölleme teknikleri zaman içersinde gelişmeler göstermiştir. Önceleri binlerce kovanın kullanıldığı ıslah programları uygulanırken, kısıtlı sayıda ana arı yapay dölleme tekniği ile dölleniyor, bu işlem yapılırken birçok ana arı öldürülüyordu. Bu durum ıslah programlarının ve yapay tohumlama tekniğinin sadece devlet desteği ile yapılabilmesine neden oluyordu. Günümüzde ıslah programları geliştirilerek, 200 kovan ile yapılabilecek konuma getirilmiştir. Yapay dölleme tekniğinde kullanılan alet ve ekipmanın geliştirilmesi sayesinde ana arı ölümleri çok aza indirilmiştir. Islah için gerekli olan koloni sayısındaki düşme sayesinde arı ıslahı araştırma merkezlerinin ve üniversitelerin dışında arıcılık firmalarının da çalıştığı bir alan haline gelmiştir. Örneğin Amerika Birleşik Devletlerinde yıllardır bal arıları ile çalışan herkesin başvurabileceği, yapay dölleme ve bal arısı ıslahı kursu açılmaktadır. Bu kurslara üniversitelerden, özel firmalardan ve hobi arıcılarından kişiler katılmaktadır. Türkiye’de bulunan arı ırklarımız genetik açıdan çok zengin olması yapılacak ıslah programlarından daha hızlı sonuç alınabileceğin göstergesidir. Ülkemizde uzun yıllar ırklarımızın genetik yapıları üzerine çalışan Prof. Dr. Aykut Kence, Türkiye’ de bulunan ırklarda yapılacak ıslah programlarında kullanılacak arıların genetik zenginliği sayesinde sonuca 2–3 senede gidilebileceğini bildirmiştir.
Bu kursun açılmasının amacı, ülkemizdeki araştırmacılara ve arıcılara yurt dışında son olarak geliştirilmiş ıslah programlarını ve yapay dölleme tekniğini teorik ve pratik uygulama yoluyla öğretmekti. Bu yol ile bilgi ve teknoloji transferi yapılması hedeflenmiştir. California Davis Üniversitesinden Susan Cobey kurs sırasında ziyaretçi eğitmen olarak bulunmuştur. Yapay dölleme tekniğinin inceliklerini kursiyerlerle paylaştığı için kendisine çok teşekkür ediyoruz. Dr.Devrim Oskay
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||
| Son Güncelleme ( Cumartesi, 12 Haziran 2010 ) | |||||||||||||||||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|





